Ağız Armonikası-Mızıka Nedir?

2010-07-20 17:27:00

 

Ağız armonikası ya da çoğumuzun bildiği adla mızıka, ülkemizde bir eşlik çalgısı olarak tanınmış olsa da, dünyada yıllardır popülerliğini koruyan bir solist çalgı. İlk kez, 1820'lerde Christian Friedrich Buschmann adlı Thuringli bir genç tarafından yapılır armonika. Buschmann, kardeşine yazdığı bir mektupta yeni buluşunu şöyle anlatır: "Çok dikkate değer bir estrüman daha yaptım. Çapı 10 cm... Ancak pianossimodan kreşendoya kadar, klavyesiz, tam 21 nota değeri verebiliyor. Üstelik, notayı istenilen uzunlukta seslendirebiliyorsun..." Ancak, biraz kompleks bir enstrümandır bu. Bir Bohemyalı, Joseph Richter bunu basitleştirir. Bir İngiliz, Sir Charles Winston ise son şeklini verir. 1857'de Matthias Hohner bu enstrümanın gelecek vaadettiğini görür ve seri üretimine başlar. 1880'lere gelindiğinde armonika, Amerika başta olmak üzere bütün dünyayı sarmıştır.



Armonika, çoğumuzun aklında western filmlerinden kalmıştır. Gece çökerken, çölün sessizliğinde esas kovboyun, gömleğinin cebinden çıkartarak hüzünlü melodiler çaldığı küçük çalgıdır o. Kolay taşınabilir olması, her yerde bulunabilmesi ve hüznü, yalnızlığı sesinde yansıtabilmesi itibariyle, kovboyların vazgeçilmez çalgısıdır ve bu yüzden hemen tüm western filmlerinde (ya da Red Kit gibi çizgi romanlarda! ) önemli bir yer işgal etmesi tesadüf değildir. Armonika, Amerika'da o kadar popülerdir ki, Lincoln, 1858'de yürüttüğü seçim kampanyasında halkla aynı konumda olduğunu göstermek için armonikayı kullanmıştır. Armonika aslında yoksul çalgısıdır ama herkes tarafından kullanılabilme özelliğine sahiptir; Amerikan başkanlarından Eisenhower'in armonikayı virtüoz ustalığında çaldığı bilinir.

 

Sheng'in günümüzden 5.000 yıl önce icat edildiği tahmin edilmektedir. Hem üfleyerek hem de içinize çekerek oldukça özgün seslerin elde edildiği sheng, 19. yy'da evrim geçirdi. Friedrich Ludwig Buschmann 15 boruyu karemsi bir şekilde paketleyerek 10 cm2'lik bir yapıya kavuşturdu. Yalnız bu yapıda sadece üflenebiliyordu. Buna rağmen Almanya ve Avusturya'da belli bir popülerliğe erişti.

Bir sonraki modern versiyon ise Amerika'dan geldi. Bohem bir göçmen olduğu söylenen ve sadece soyadının Richter olduğu bilinen biri, on delikli diatonic mızıkayı icat etti ve adını "Vamper" olarak lanse etti. Günümüz mızıkalarına çok yakın bir dizaynı vardı. Ne var ki, mızıkanın bugünkü halini alması için Alman saat tamircisi Mathias Hohner'in enstrümana elini değdirmesi gerekiyordu.



MIZIKA TÜRLERİ

mızıkaya ağız armonikası, armonika, harmonica ve harp da denmektedir, internet üzerinden arama yaparken harmonica ve harp kelimelerini kullanmak büyük fayda sağlayacaktır.

Mızıkalar diyatonik ve kromatik olmak üzere ikiye ayrılır. Kromatik mızıkaya pompalı mızıka da denir.

aralarındaki fark diyatonik mızıkanın (ek bir çaba sarfedilmediği durumda. Bend vb yapılarak farklı notalar elde edilir) sadece major notaları çalabilmesi (diyez, bemol yok) kromatiklerde ise tüm notaların elde edilebilmesidir.

Kromatiklerde ise ara sesleri çıkarmak mümkündür. "Körüklü mızıka" olarak da bilinen bu mızıkalarda yanda bie switch gibi bir nokta vardır. Burada basınca deliğe isabet eden notalar yarim ses kaydırılır ve ara sesler de elde edilmiş olur.

Diyatonik mızıkada ise 10 (genelde) delik vardır ve 3 oktav ses elde edebilirsiniz. Yani bend tekniği ile birlikte bir C mızıkasıyla ilk deliği üfledikten (mızıkanın ilk deliğine üflediğinizde çıkan ses o mızıkanın hangi akordan olduğunu gösterir), son deliğe üfleyene kadar 3 oktavlık ses çıkartabilirsiniz. Tabi aralarda mutlaka bend yapmak gerekir aksi takdirde solfeji tamamlayamazsınız.



HANGİ MIZIKA?

Bir önceki mesajımda bahsettiklerime bir kaç husus eklemek isterim.

Mızıka çalanların önerdikleri iki esas marka var; Hohner ve Lee Oskar. Hohner'ler dağıtım kanalı ve tarihsel açıdan piyasa ilk girmiş olmaları ve çeşitleri itibariyle daha yaygındırlar ve daha çok tercih edilirler. Öte yandan bu markanın kalitesiz olduğunu göstermez. Pek çok mızıka üstadı Lee Oscar kullanır.

Kullandığım bazı Hohner modelleriyle ilgili bilgi vermek isterim. En sık kullandığım C mızıkası olduğu için paraya kıyıp bu akorda bir Cross Harp aldım. Bu kararımdan son derece memnunum. Muadilleri olan Lee Oscar'larla karşılaştırınca fark anlaşılıyor. Daha güclü bir alet. Hatta reverb'i daha fazla. Üstelik çok şık.

Yine pek çok kişi tarafından tavsiye edilen ve kullanılan Hohner Marine Bandler vardır. Bukonuda bir sıkıntıyı dile getirmeliyim. Ergonomisi diğer hohner mızıkaları kadar rahat değil. Mızıkanın arkasında uçlara doğru dört iç köşesinde dışa doğru hafif kıvrılmalar var ve bu dizayn elinizi acıtabiliyor.

Aşağıda bu bölümleri gösteriyorum.



Yalnız Marine Band'lerin fevkalade bir tonu var. Hatta vintage bir tarzı var diyebilirim. Bu açıdan diğer Hohner tonlarından ayrılabileceğini düşünüyorum. Bluesa son derece yatkındır.

Hohner'in alınabilecek çok modeli var. Special 20, Blues Harp, Big River Band ve Cross Harp vs hepsi alınabilir.

Gelelim Blues Harp'a. F mızıkasında ben diğerlerine nazaran Blues Harp'ta daha rahat ettim. Gerçi Blues Harp, bir kaç milim büyük olduğu için başlangıçta kavramada sıkıntı yaratabilir. Ancak çalım sırasında delikler açıaısndan daha rahatlık sağlıyor. Bu arada Cross harp kadar olmasa da çok şık göründpüğünü ve insanda çalma hevesi uyandırdığını söylemem gerek.

Bunların haricinde Golden Melody seçeneği var. Arkaya doğru daralan yapısıyla Blues Harp kadar büyük de olsa bu özelliği nedeniyle daha rahat tutulabiliyor. Tabi yine el yapınıza bağlı olarak size belki daha zor gelebilir.




Çeşitli firmalar tarafından çıkarılmış minör mızıkalar da bulunmaktadır. mantık majör mızıkalar ile aynıdır, bending veya overblow'a başvurmadan minör gamı çalabilirsiniz. Tabi Natürel minör mızıka ile. Öte yandan ben tercih etmiyorum. Majör mızıka ile bendinge hakimseniz minör şarkılara eşlik edebilirsiniz ki bu tabiri caizse hem daha "tarz"dır hem de sizi geliştirir.



MIZIKA NOTALARI

Diyatonik mızıkalarda hem sadece major notaları çalabilirsiniz hem de oktavlarda eksikler vardır. Standart bir C mızıkanın notaları aşağıdaki gibidir:

üfle: c e g c e g c e g c
çek: d g b d f a b d f a

görüldüğü gibi sadece orta oktav tamdır. Eksik notaları da çalabilmek ve hatta mızıkada olmayan minör sesleri de çıkarabilmek için bending yapılır. sıl çalınır diye düşünenler için ipuçları içeren yazı dizisidir.


MIZIKA NASIL TUTULUR?

Hangi elle yazığınıza bağlı olarak değişir. Genelde sol elle tutulur.



Burada tutarken dudaklarınız için de mızıkada pay bırakmanız gerekir. Yani işaret parmağınız deliklere çok yakın olmamalıdır. Bir önceki mesajda nefes tenkiğine ilişkin açıklamalarda bulunduğum için daha fazla bahsetmeyeceğim. Diğer taraftan tek nota çalabilmek için aynı anda ya da ayrı ayrı iki farklı teknik kullanılabilir. Bunlardan biri dil bloğu, diğeri dudak bloğudur. Ben daha ziyade dudak bloğu kullanıyorum. Dil bloğu dilimi tahriş ettiğinden. Dudak bloğunda tam ortadaki delik açık kalır. Burada işin püf noktası dudağınızın blaık ağız gibi durmasında yatar.



MIZIKA TEKNİKLERİ (BENDING)

Mızıka tüm üflemeliler gibi nevi şahsına münhasır bir alet. Öyle ki çalarken kendisinde olmayan notaları bulmanız gerekiyor. Üflemeyi ve havayı içinize çekmeyi ve sonra bend denilen hava bükme hareketini yapabilmeniz gerekiyor. Öte yandan telli (gitar bendi hariç), tuşlu ve vurmalı aletlerde böyle bir durum yoktur. Öte yandan mızıkada bend vazgeçilmez bir unsur olarak ortaya çıkar.

Bend üzerinde internette binlerce yazı bulabilirsiniz. Ne var ki bendi direkt olarak dilinizdeki kas hafızasına ve dilinizle ağız yapınıza ne kadar iyi hükmedebildiğinize bağlı olarak çabuk veya geç öğrenebilirsiniz.

Dilinizin ortasını bükün yanını kıvırın bir deliği kapayın onu açın falanla pek öğrenilebilecek bir teknik değildir bend. Bunu söylememin nedeni internetten okuyup ben niye yapamıyorum diye motivasyonunuzu kaybetmemenizi istememdir. Ben biraz yüzmeye benzer. Hani bir anda kavrayıverirsiniz ya suda durmayı... İşte öyle.

Bendi bulmanızın en iyi ve tek yöntemi deneme yanılma yöntemidir. Burada esas nokta hangi delikte bend yapınca ne sesi elde edeceğinizi bilmektir. Dolayısıyla ilk iş internette ilk olarak hangi delikten bend yapınca nasıl bir ses elde edildiğine ilişkin işitsel dosyaları bulmak.


http://www.harmonicaclub.com/common/note_bending_for_harmonica.htm

Şimdi hangi delikte havayı bükünce (draw bend) nasıl bir ses elde edeceğimizi duymuş olduk. Artık yapacağımız şey bir do mızıkasını almak ve havayı çekerken dilimizi geri çekmek suretiyle dinlediğimiz notayı bulmaya çalışmak. Bu dediğim gibi yapınıza bağlı olarak bir kaç günden bir kaç aya kadar değişebilir. 4. delikten başlamınızı tavsiye ederim. 4, 6, 3 nispeten kolay bend yapılan deliklerdir. Benim ikinci delikten bend yapabilmem bir iki günümü almıştı, halbuki 4, 6 ve 3'ten kolaylıkla yapabiliyordum. Sonradan farkettim ki farklı deliklerden farklı tekniklerle bend yapılınca daha rafine bir ses elde ediyorsunuz. 4. delikten yaptığınız şeklin aynısını 2.'den yaparsanız bend yapamayabilirsiniz.

Bendin iyisi kötüsü var bir de. Tuşe de diyebiliriz aslında. İlk başta temiz bir bend yapmak zor olacaktı ama zamanla daha iyiye gideceksiniz. Yarım bendler tam bend halini zamanla alacak.

Bendingi geliştirmek önemlidir. Yaptığınız anda bu aslında iyi yapıyorsunuz demek olmayacaktır. Hızlı bendingden ziyade, notanın pürüssüz değişiminin yakalanacağı yavaş bendingi yapabiliyor olmanız önemlidir. Bend yaparken ses bir anda değişmemelidir.

Alıntıdır

5702
0
0
Yorum Yaz