Aslı Erdoğan - Bir Delinin Güncesi

2008-01-30 15:20:00

“Gri, çorak bir ova gibi uzanıyordu İstanbul. Sokaklar, meydanlar, gecekondular, tıklım tıkış otobüsler, çamurlu ayakkabılar.. Kalın paltoların altında görünmez olmuş insan bedeni… Kime olduğu çıkarılamayan bir sitemle dolu yorgun insan yüzleri… Hepsi renksizdi, solgundu, bıkkındı. Fazlasıyla tanıdıktı belki bu kent, ama sanki artık BENİM değildi. İstanbul sokaklarında amaçsızca dolaştığım haftalar boyunca bu duygudan hiç kurtulamadım. (…) Artık dev alışveriş merkezlerimiz; Afrikalılarımız ve sokak çocuklarımız vardı. (İşin tuhafı, kendimi en çok zencilerle sokak çocuklarına yakın hissediyordum, sanki numunelik yanımda taşıyıp getirmiştim.) (…) Bu kentin kafelerinde öpüşülmüyordu; kimse kimseye övgüler düzmüyor, serenatlar yapmıyordu. Sıradışı bir söz ya da davranış, polis köpekleri gibi dikilen kulaklarla karşılaşıyordu. Sokaklarda dans etme izni, yalnızca, Beyoğlu'ndaki, bacakları dizden aşağı kesik, yarı-kaçık dilenciye verilmişti. Üniformalı bedenler, üniformalı ruhlarla doluydu kent ve herkes herkesin polisiydi.” - Aslı Erdoğan, Bir Delinin Güncesi ... Devamı

Gülten Akın - Kırmızı Karanfil

2008-01-30 10:20:00

Unutulmuş bir yer olurdu. Aramaz, duvar Örerdik. Gider gider ağlardık. Sondu. Yaşlanmıştık. Gülten Akın, Kırmızı Karanfil ( Duvarda) Bu güz öleceğim. bütün işlerimi bitirdim Derede yıkandım, cevize tırmandım. kuş ürküttüm Gülten Akın, Kırmızı Karanfil  (Güz) ... Devamı