Yoriyos - The Pied Piper

2012-09-25 20:10:00

Yol’a düşsem yol benim değil .. Yol bir ninni , Yol bir büyü , Yol hüznün sayısız tonu … Devamı

Cemal Süreya – Burkulmuş Altın Hali Güneşin

2012-09-26 03:45:00
Cemal Süreya – Burkulmuş Altın Hali Güneşin  |  görsel 1

"Bir çocuksun sen, bedeviler gibi ezberindeki şiirlerle bulmak  zorundasın çölde yitirdiğin yolu; yeryüzü şenliğinin azımsanamaz  bir parçasıdır yaktığın ateş, kıvrıldığın dönemeç, açtığın şemsiye,  kucakladığın yaşlı ağaç; iyi bir çocuksun; tuhaf çocuksun; ağzını  burnunu tıkasalar gözlerinle soluk alırsın; gözlerini bağlamaya  kalksalar el ve ayak tırnaklarınla; kalsiyum ve kalker destekler seni, yeraltı suları destekler seni " __Cemal Süreya – Burkulmuş Altın Hali Güneşin  "Başka bir dünya'nın canlıları'ydık dünyaya turne'ye geldikDünya'nın en uzun en güzel kışına rast-la-dık ey ömür sus lapa lapa." -Metin Üstündağ - Zemheri    ... Devamı

Numan Serteli - Üç Naiku

2012-09-25 09:03:00
Numan Serteli - Üç Naiku |  görsel 1

"Ey acıdan damıtılmış yaşama sevinci; Sen ne güzel, ne büyük, nedeğerlisin" Şükrü Erbaş. " Gökkuşağınındır gökler gökkuşağı da gökkuşağı kuşananın.   (...) Ahmakıslatan değilim dedi.. İnandım o yağmura.. Veıslandım tam bir ahmak gibi.   (...) Ve bugün sabah... Herşeyden habersiz yanımda yatan... Ölü bedenimle uyandım."   (...) -Numan Serteli, ... Devamı

Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Resim

2012-09-23 01:16:00
Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Resim |  görsel 1

"Sınırları son derece belirgin bir dünyanın bile tamamını görmek için bir hayat süresi yetmezken, ucu bucağı belirsiz, sınırları sonsuza dek uzanıyormuş hissi veren sanat dünyalarını nasıl sığdıracağız bir ömre? Okuyamadığımız kaç kitap, seyredemediğimiz kaç film, bakamadığımız kaç resim, kaç fotoğraf kalacak geride?"  Devamı

Faruk Nafiz Çamlıbel - Şükufe Nihal Başar

2012-09-23 00:54:00
Faruk Nafiz Çamlıbel - Şükufe Nihal Başar |  görsel 1

“Şükufe Nihal ikinci evliliğini kızının babası Ahmet Hamdi Başar ile yapacak ancak yine mutlu olamayacaktır. Bu kez karşısına bir başka şair Faruk Nafiz Çamlıbel çıkacaktır.  Kalbinden kalbime akan bir sesti Akşam gölgesinde çağlayan o su Sesini en tatlı yerinde kesti Bizi sonsuzluğa bağlayan o su!         (Şükufe Nihal Başar) Faruk Nafiz Çamlıbel ve Şükufe Nihal Başar Türk edebiyatının iki önemli şairi ve aydını. Yaşadıkları yasak aşklarıyla bir döneme damga vurmuş, adlarından çokça bahsettirmiş ve konuşulmuş iki isim. Şükufe Nihal Başar, özellikle milli mücadele yıllarında göstermiş olduğu çalışmalarla, gerekse Cumhuriyet döneminde özellikle kadın hakları ve eğitimi hususlarında yaptığı girişimlerle,yıllarca bir çok okulda öğretmenlik mesleğini ifa edişiyle döneminin kadın yazarları arasında oldukça seçkin ve önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra ilk üniversite mezunu olan kadınımızdır. Ve ne yazık ki konaklarda başlayan hayat serüveni huzurevinde biten bir talihsiz edibemizdir aynı zamanda. Henüz on altı yaşında yaptığı ilk evliliğinin mutsuzluğu üzerine ki Tanzimat edebiyatçılarınca“eğitimli kadın trajedisi” olarak adlandırılan ve “ruh eşini” bulamamaktan dolayı mutsuz evlilikler yapıp bedbaht olan kadınlardan biri  olarak da görürüz Şükufe Nihal Başar’ı. Döneminin önemli aydınlarından Mithat Sadullah Sander ile ilk evliliğini yapan Şükufe Nihal’e, bu arada  kendisinden aruz dersleri alan eşinin yakın arkadaşı ve aynı zamanda Cenap Şehabettin’in kardeşi olan  Osman Fahri adlı şair ve ressam genç kendisine aşık olur. Lakin güzelliğiyle döneminde adından çok&cced... Devamı

2012-09-23 00:50:00

 |  görsel 1

+ Sigara kullanıyor musun? - Sadece içerken. Devamı

Franz Kafka/Milena'ya Mektuplar

2012-09-23 10:41:00
Franz Kafka/Milena'ya Mektuplar |  görsel 1

Ama sen başkaydın Milena. Hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın… Franz Kafka/Milena'ya Mektuplar - Birden akşam olmuş ve sen yanımdasın... Sokakta, kaldırımın üstündesin. Benim bir ayağım kaldırımda, bir ayağım yerde, elini tutuyorum... Hızlı hızlı, kısa kısa tümcelerle bir konuşmadır başlıyor aramızda. Bu konuşma hiç kesilmiyor, uyanıncaya dek! Neler konuştuğumuzu anımsamıyorum, yalnız sondan iki, baştan da iki tümceyi söyleyebilirim... Ara yerde konuşulanlar anlatılamayacak kadar acı. Bakışlarından bir şeyler sezmiş olacağım ki, daha selamlaşmadan: "Beni başka türlü canlandırmıştın kafanda, değil mi?" diyorum. "Açık söylemem gerekirse, evet" diyorsun... "Seni daha alımlı sanmıştım." Konuştuğumuz ilk iki tümce buydu işte, (Bir şey diyeyim mi? Biliyorum, her yaptığım işte bir eksik yanım vardır, ama ezgi konusunda yüzdeyüz, baştan sona sıfırımdır! Hiçbir işte böylesine kesin bir bütünlüğe ermemişimdir!) Başka ne konuşabilirdik? Her şey aydınlanmıştı... Derken, ne zaman bakışacağımızı tartışmaya başladık. Ben durmadan soru sordum, sen durmadan anlaşılmaz bir sürü kaçamaklı karşılıklar verdin.      - Dış görünüşün vız geliyordu bana; sözlerine önem veriyordum yalnız. Ben de seni düşündüğüm gibi bulmamıştım, benzemiyordun kendine; daha esmerdin, yüzün zayıftı! Tombul olsaydın, böylesine katı yürekli olabilir miydin? (Ama bu davranışından ötürü katı yürekli denebilir miydi sana?) Üzerinde, benimkinin kumaşından - hem de erkek biçiminde - bir giysi vardı, hiç beğenmemiştim. Birden mektubundaki bir koşuk geliyor usuma: "iki tanecik giysim var, ama bilirim yakıştırmasını" giysini beğeniveriyorum... Anla sözlerinin bendeki etkisini!Arkadaşlar plana bakıyordul... Devamı

Halil Cibran | Ermiş'ten

2012-09-21 16:05:00
Halil Cibran | Ermiş'ten |  görsel 1

"Evim bana dedi ki: "Beni bırakıp gitme, çünkü senin geçmişin bende yaşıyor". Ve yol, "Hadi düş peşime, ben senin geleceğinim" dedi.". Bense evime ve yola diyorum ki: “Benim ne geçmişim var, ne degeleceğim. Eğer burada kalırsam, bir gidiş vardır kalışımda; yok, oraya gidersem eğer,  gidişimde bir kalış olacak. Çünkü her şeyi değiştirebilen sevgi ve ölümdür yalnızca”.   ... Devamı

Biri sizi gözetliyor:)))

2012-09-20 23:38:00
Biri sizi gözetliyor:))) |  görsel 1

Devamı

Ece Ayhan - Şiirimiz Mor Külhanidir Abiler

2012-09-20 18:53:00
 Ece Ayhan -  Şiirimiz Mor Külhanidir Abiler |  görsel 1

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında Bir teneffüs daha yaşasaydı Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür Devlet dersinde öldürülmüştür Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: -Maveraünnehir nereye dökülür? En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: -Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir. Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır: Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır: Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri: Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek. (Meçhul Öğrenci Anıtı)”  Ece Ayhan, Şiirimiz Mor Külhanidir Abiler ... Devamı

Birhan Keskin - Beyaz Delik

2012-09-21 02:43:00
Birhan Keskin - Beyaz Delik |  görsel 1

  "Bu ânı böylesine net hatıra etmiş olan zihnim, sonrasını hatırlamıyor. Nasıl oldu da tanışmıştık, ben mi onun yanına gitmiştim yoksa o mu benim yanıma gelmişti, bilmiyorum. Bildiğim, bir yabancıya, ötekine yakınlık duymuştum.... En az benim kadar sessizdi. Benden de sessiz. Kendi sessizliğimi bir kenara koyup, onun bana dokunan sessizliğini kırmaya çalışırdım. Bir şey hoşuna gittiğinde gülümserdi. Gülümsediğinde dünyaya bir beyaz delik açılırdı. Ben o yaz o beyaz delikten içeri atladım. Kış (tekrar) gelmişti. İçerilere, yaza benzeyen sıcak odalara, camlardan, damlardan süzülen pencere arkalarına geri çağrılmıştık. Kıştı, büyük sessizliğiydi dünyanın. Neden, sebep, özlem, isyan tanımazdık. Böylece, alınganlık ve kırılganlık da. Ne ben onu aradım ne de o beni. Kış gelmişti işte, ve biz içeriye çağrılmıştık, o kadar..... Ne kıştan yakınacak ne yazı özleyecek bir sebebim vardı..... Hayattı, hâlâ yekpâreydi. Kış gelmişti işte, ve biz içeriye çağrılmıştık."   Birhan Keskin - Beyaz Delik Devamı

Kazanmak Ve Kaybetmek

2012-09-20 14:24:00
Kazanmak Ve Kaybetmek |  görsel 1

İnanç,ümit ve mücadele ruhunun yok olması ruhunumdaki dinamizmi yok mu ediyor acaba.Geçici bir ruh haline bağlı kılmak istesemde bilmiyorum. Mücadelen vaz mı geçiyorum dersiniz? Kimbilir tekrar canlanabilir belki içimdeki ateş... Devamı

Walt Whitman | Çimen Yaprakları

2012-09-19 15:56:00
Walt Whitman | Çimen Yaprakları  |  görsel 1

Ön Bahçede Leylaklar Son Açtığında Öt, öt, boz benekli kahverengi kuş, Bataklıklardan, ıssızlıklardan, çalılıklardan söyle şarkını, Alacakaranlıklardan, sedir ağaçlarından, çam ağaçlarından. Söyle sevgili kardeş, tiz ötüşünle söyle, İnsanın şarkısını, sonsuz üzüntülü bir sesle. Ey akıcı, özgür, ince olan! Ey ruhunu yıpratıp dağıtan — Ey olağanüstü şarkıcı Yalnız seni duyuyorum — gene de yıldız tutuyor beni (ama nerdeyse bırakıp gidecek), Gene de leylak kavrayıcı kokusuyla tutuyor beni.   -Walt Whitman- Çimen Yaprakları  ... Devamı

Cengiz Aytmatov | Kelimeler

2012-09-18 21:03:00
Cengiz Aytmatov | Kelimeler |  görsel 1

  ‘’İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.’’    ---Cengiz Aytmatov  Devamı

A.Ali Ural - Bahçıvan

2012-09-18 20:56:00
A.Ali Ural - Bahçıvan |  görsel 1

Bahçıvanın suçu yok. Bahçeden çıkmıyor sepetlerini dolduracak. Fakat ne zaman elini uzatsa geri çekiyor ağacımızdan. Ne zaman tatmaya kalksa yüzünü buruşturuyor. Sepetler boş. Güneş kızgın. Rüzgâr uğulduyor. Yağmur tokatlıyor yaprakları. Acı meyveler gibi bekleşiyoruz dallarımızda. (…) Ey yolunda parçalarıma rastlayan arkadaş! Onu bana getir! Koyduğun yerde göremem belki onu! Yüksek bir yerde duran şeyi yüksek bir bakış görebilir ancak. Onu bana getir ve de ki: Sana bir parçanı getirdim! Evet, böyle de ki, kaçtığım parçalarımla bütünleşeyim. “Bu parça sana mı âit?” diye sorma. Sorma ki, “Hayır benim değil!” diye karışmayayım karanlığa. Ey yolunda parçalarıma rastlayan arkadaş. Göz ucuyla bakıp geçme eksiklerime. Merhamet et ki yerdekine, merhamet olunsun gökten. Hangi ağaçta tek başına olgunlaşıyor meyve. Zaman daraldı. Bahçıvan yaklaşıyor bağa. Elinde sepetiyle yaklaşıyor az kaldı. Güneş, rüzgâr, yağmur ve toprak ilâhiye başladı. “Ömründe yiyememiş balı ne bilsin!” Arılar duyar duymaz ilâhiyi uçuştular ağaca. Sardılar meyveleri. “Hakikate erememiş aşkı ne bilsin.” Bir uğultuyla katıldılar koroya. “Tevhidi çekememiş zikri ne bilsin!” Bahçıvan elini uzatıyor ağaca!… -A.Ali Ural - Bahçıvan Nisan2010 ... Devamı

Muzaffer Tayyip Uslu | Gramer Dersi Şiiri

2012-09-18 16:00:00
Muzaffer Tayyip Uslu | Gramer Dersi Şiiri |  görsel 1

Sevmek“ bir kelimedir “Sarı saçlı“ dersem bir kız için Sıfat söylemiş olurum “Ben sarı saçlı bir kız sevdim“ Bir cümledir. Sevda dolu bir cümle Nokta koymalı, durmalı zira Zira “açlık“ da bir kelime Cümleye gelmez sarı saçlı kız gibi Ah elbet dolaşırsa ölüm sık sık dilime “Öleceğim, ölüyorum, öldüm“ Diyeceğim bir gün -Muzaffer Tayyip Uslu, Gramer Dersi  Devamı

Muzaffer Tayyip Uslu - Kan Şiiri

2012-09-18 11:23:00
Muzaffer Tayyip Uslu - Kan Şiiri |  görsel 1

Önce öksürüverdim Öksürüverdim hafiften, Derken ağzımdan kan geldi Bir ikindi üstü durup dururken Meseleyi o saat anladım Anladım ama, iş işten geçmiş ola Şöyle bir etrafıma baktım, Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ Mesela gökyüzü, Maviydi alabildiğince İnsanlar dalıp gitmişti Kendi alemine -Muzaffer Tayyip Uslu ,Kan Fotoğraf: 1956 İstanbul Devamı

Dediler ki Gelindir, Küçüktür

2012-09-18 10:36:00
 Dediler ki Gelindir, Küçüktür |  görsel 1

Kanserden vefat kızkardeşe yazılmış. Acının rengi türkülerde gösterir kendini ve acının rengi her dilde aynıdır.Hikayesi uzun, tırnaklarının altı hep lekeli küçük bedenlerinde koca bir yürek taşıyan kadınlarımza / itafen...   "Bana dediler ki, Kamışlı'da. Dilberin hastadır. Bu dilberin hastalığı üzerine. Kimse bir çare diyemiyor. Dediler ki gelindir, küçüktür. Hikayesi çok uzundur.Doktorun elinde yaralıdır. Kirli tırnakların altındadır. Bana dedilerBana dediler ki Diyarbakır'da Dilberin feryatlardadır Gözlerimde gözyaşlarım Gecede gündüzde kızıl bir pınardır.  Dediler ki gelindir, küçüktür.Hikayesi çok uzundur Kirli tırnakların altındadır." ... Devamı

Tarık Tufan | Kraliçenin Pireleri

2012-09-18 09:47:00
Tarık Tufan | Kraliçenin Pireleri  |  görsel 1

  Oynadığımız bu oyunda, kazanmak söz konusu değil. Ama bazı yenilgiler ötekilerden daha iyidir, hepsi bu. George Orwell “Ortalık iyice karardığında, etraftakiler seçilmez olduğunda, kimseyle yüz yüze gelemiyorsan, artık gitmelisin. Bakışlar bulanıklaşıyorsa gitmek gerek, başka coğrafyalara, başka sokaklara, gökyüzünün henüz aydınlık vermeye devam ettiği yerlere. Bu kent üzerine çullanıyorsa artık ve ağırlığı adımlarını günbegün yavaşlatıyorsa gitmelisin. Başka sokaklarda adımlamalısın. Sabahı ve geceyi direngen adımlarla yürümelisin. Sana ait herşey tükeniyorsa zamanla, ve artık tüketmekten korktuğun birkaç şey kaldıysa, bırak onlar kalsın bu şehirde. Bırak onlar hasretinde yaşasınlar. Bırak onlar hasretinde büyüsünler. Bırak onlar, uzaklarda bir gece vakti yaktığın sigaranın dumanıyla çoğalsınlar hayatında. Git ve giderken bakma sakın. Geride kalan birkaç kişinin gözlerine bakma sakın. Bakarsan gidemezsin. Gözlerinden çekip alamazsın kalbini. Geride kalanların gözlerine bakmamalısın. Bir bakarsan ateş ruhunu yakar. Adımların yavaşlar, gidemezsin. Anneler elbette ağlar. Anneler hep ağlar. Gorki’nin Ana’sında askerler Pavel’i almak için evini bastığında, annesi Pelage ağlamaktadır. Yürekliliği azalmış, hiçbir şey yapamamak yüzünden ruhunu ısıran acı göz yaşları yanaklarına doğru inmektedir. Subay aşağılayıcı bir yüz ifadesiyle “Pek çabuk yaygaraya başladın analık! Dur bakalım, şimdiden böyle yaparsan sonrası için dökecek göz yaşı bulamazsın!” diyerek bakar zavallı kadına. Pelage’nin cevabı kızgın bir ses tonu ile gelir: “Analarda her vakit için dökecek göz yaşları bulunur… Her vakit anladınız mı?” Uzaklar annelerin göz yaşları... Devamı

Rüştü Onur, İtiraf Şiiri

2012-09-17 22:20:00
Rüştü Onur, İtiraf Şiiri |  görsel 1

İtiraf I Size açabilmeliydim içimi Geceler yalnız size Ve yüzüm kızarmadan Çocukluğumun küçük aşklarını Anlatabilmeliydim Geceler yalnız size. II Benim de aşklarım oldu Ve alabildiğine günahlarım. Halbuki bigünah olmak istedim Bütün ömrümce. III Anam, Ben topaç çevirirken sokakta, Benim güzel oğlum, Paşa olacak derdi… Halbuki ben hâlâ Topaç çeviriyorum sokakta. Rüştü Onur, İtiraf Fotograf: 1965 Tarlabaşı   ... Devamı