Oy Ver Lutfen

2014-03-25 06:59:00

Devamı

Mehmet Akif Ersoy | İstiklal Marşı

2014-03-12 23:49:00

Duan kabul olsun büyük şair , mekanın cennet olsun… Istiklal marşımızın 93. Yılı kutlu olsun…. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak! Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal. Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım; Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar, ‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın, Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ. Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli: Değmesin ma’ bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli- Ebed... Devamı

Behçet Aysan | Kanlı Zambak

2014-03-12 00:04:00

Öncelikle "Hidayet ver,merhametimizi bizden alma" diye yalvarıyorum.Hala anlamıyorlarsa hak ettikleri şekilde cezalandırılması için dua ediyorum.Siyasi görüşleri nedeni ile insanlığını unutanlara itafen... "Kanlı Zambak onu vurdular, gözümle gördüm onu ak bir zambağa binmiş gidiyordu gidiyordu zambak dur, sana da bulaştı kan. bir damla gözyaşından doğurmuştu anası onu bir avuç sevinçle büyüttü bir avuç hüzünle nice zorluklar nice ayrılıklar ve saçlarına beyazlar düşürerek. onsekizindeydi bir sevgilisi vardı aynı mahalleden eyüpten henüz öpememişti bile konfeksiyonda çalışırdı. onu vurdular gözümle gördüm onu bir güvercin havalandı. eyüpte, o basma perdeli evde kurudu saksıdaki sardunya birdenbire çatladı bir fotoğrafın camı tel çerçeveli düştü radyonun üzerinden yere. dağıldı kitapları dağıldı şiirler ve roma hukuku güvercin konamadı. onu vurdular, gözlerimle gördüm onu ak bir zambağa binmiş gidiyordu zambak dur, sana da bulaştı kan." _Behçet Aysan - Kanlı Zambak ... Devamı

Deniz Gezmiş | Deniz Gezmiş Şiirleri | Sözleri

2014-02-28 09:34:00
Deniz Gezmiş | Deniz Gezmiş Şiirleri | Sözleri |  görsel 1

"Türkiye’nin bağımsızlığından başka birşey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk.Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik.Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir." Vɑtɑn, onu pɑrsel pɑrsel sɑtɑnlɑrın değil; uğrundɑ dɑrɑğɑcınɑ gidenlerin vɑtɑnıdır! Biz hiçbir zɑmɑn bütün çɑbɑmızɑ rɑğmen Türkiye’nin bɑğımsızlığını temin edemedik. Bugüne kɑdɑr dɑ bu özlem içinde kɑldık.  İddiɑnɑmede geçen ve bɑnɑ ɑtfedilen bir cümleyi kɑbul etmiyorum. Ben silɑhımı hɑlkɑ ve orduyɑ kɑrşı kullɑnmɑdım, ɑncɑk vɑtɑn hɑinlerine kɑrşı kullɑnmɑk mɑksɑdıylɑ tɑşıdım ve ‘hɑlkɑ ve orduyɑ kɑrşı kullɑnırım’ şeklinde beyɑndɑ bulunmɑdım. 35 milyon metrekɑre vɑtɑn toprɑklɑrı işgɑl ɑltındɑyken, bizim milli bütünlüğü bozmɑklɑ suçlɑnmɑmız gülünçtür. Mustɑfɑ Kemɑl sɑğ olsɑydı çok şɑşırırdı. Hɑreketimiz tɑmɑmen ɑnɑyɑsɑl bir hɑrekettir. Anɑyɑsɑmızın bɑşlɑngıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme kɑrşı direnme hɑkkını kullɑndık. Bu sebeple ɑnɑyɑsɑl bir dɑvrɑnıştɑ bulunduk. Biz şɑhsi hiçbir çıkɑr gözetmeden, hɑlkımızın bɑğımsızlığı ve mutluluğu için sɑvɑştık! Biz strɑtejik olɑrɑk düşüncemizi hiçbir zɑmɑn sɑklɑmɑyız. Hɑngi şɑrtlɑr ɑltındɑ olursɑk olɑlım, bunu ɑçıkçɑ söyleriz. Düşüncelerimizi mezɑrɑ kɑdɑr götürürüz. Nɑsıl burɑdɑ nɑmlulɑrın ve dipçiklerin gölgesi ɑltındɑ konuşuyorsɑk, düşüncemizi her zɑmɑn ɑçıkçɑ ifɑde ederiz. Tɑrih evvelce bunu yɑpɑnlɑrı nɑsıl temize çıkɑrmışsɑ bizi de temize çıkɑrtɑcɑktır, bunɑ dɑ inɑnıyoruz. Her ölen, bir kişilik ölümünü ölmüş.(Vietnɑm’dɑ Ölenler İçin) Yɑşɑsın Mɑrksizm-Leninizm! Yɑşɑsın Türk ve Kürt hɑlklɑrının kɑrdeşliği! Yɑşɑsın işçiler! Kɑhrolsun Emperyɑlizm! ... Devamı

Sesleniş | Uğur Mumcu

2014-01-24 22:42:00

Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. dövüldük, vurulduk, asıldık. Vurulduk ey halkım, unutma bizi... Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım unutma bizi... Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında, işkencecilerin acımasız ellerine terk edildik. Direndik küçük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla. tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden. Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi... Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti. Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu, insanlık sustu. Göz göre göre öldürüldük ... Devamı

Şükrü Erbaş

2014-01-17 00:01:00

İlk şiirinin Varlık dergisinde yayınlanmasıyla edebiyat dünyasına giren Şükrü Erbaş, bugüne kadar içinde insana dair her duyguyu barındıran, kendi toprağından gelen pek çok şiir yazdı. Son kitabı Bağbozumu Şarkıları’yla 2012′de okurlarının karşısına çıkan Erbaş’la şiir yaşamına, şiirinin kaynaklarına, insanlık hallerine ve edebiyatın gidişatına dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. - Şiir yaşamınız nasıl başladı? Neden şiiri tercih ettiniz? Erken midir, geç midir bilmiyorum ama lise yıllarında başladım yazmaya. Elbette ilk gençliğin heyecanlarıyla, acemilikleriyle dolu bir yazma hevesiydi. Beni bugüne taşıdığı için o kanat çırpmaların bir değeri olduğuna inanırım. Neden şiiri seçtim, yanıtını bilmiyorum ama okuma tutkusu giderek yazmaya evrildi sanırım. - “İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık” diyorsunuz, yalnızlıktan sıklıkla bahsediyorsunuz, ayrı kalınan bir sevgili çıkıyor karşımıza şiirlerinizde. Şiirlerinizdeki bu duygular ve yaşanmışlıklar tamamıyla Şükrü Erbaş’ın hayatının izdüşümleri midir? Bu mümkün olabilir mi? Yalnız benim için değil yazan hiç kimse için böyle birebir, bir izdüşüm söz konusu olamaz. Kendinizden yola çıktığınız şiirler bile bir süre sonra, sözcüklerin, dizelerin sizi harf harf sürüklediği süreç içerisinde, gider başka insanların hayatlarından acılar, hevesler, hayaller, gelecek tasarımları alır. Ancak yazının bir büyüsüdür, kimi yazarsanız yazın, yazdığınız siz oluverirsiniz. - Şiirlerinizi okuduğumuzda insana dair pek çok farklı duyguyu bir arada görmek mümkün. Her okurun kendini bulabileceği bir şiiriniz, bir dizeniz var diyebiliriz. Bunca insan, bunca duygu nasıl yazılıyor? Nelerden besleniy... Devamı

Benerci Kendini Niçin Öldürdü | Birinci Kısmın Sonuncu Babı

2014-01-10 13:58:00

Birinci Kısmın Sonuncu Babı I Benerci'den Aldığım Mektuptur Benerci'den şöyle bir mektup aldım, aynen neşrediyorum: "Sana verdikleri zaman                                      bu                                        mektubu  belki ben çoktan                    nokta                        son                              demişimdir.  Bu sefer dostların taşını değil,  mendebur bir kurşunu kafamdan yemişimdir. Nâzım,  biliyorum,  ölümün önünde rol kesip        Hamlet gibi budala,                       Verter gibi komik olmamak lâzım. Nâzım,  bilmiyorum, ne haltedeyim?                  Nasıl altedeyim?  Şöyle bir poz alıp durmak                kendi kendini vurmak,                          &n... Devamı

Benerci Kendini Niçin Öldürdü | Nazım Hikmet

2014-01-08 22:21:00
Benerci Kendini Niçin Öldürdü | Nazım Hikmet |  görsel 1

Birinci Bap Şehir      uzakta.  Genç adam                  ayakta.  Akıyor şehirden geçen nehir  genç adamın ayakları dibinden.  Genç adam       piposunu çıkarıyor cebinden                                      aranıyor kibriti.  Bakıyor akar suya         düşünüyor Heraklit’i,  düşünüyor büyük hakîm Heraklit’i genç adam…  Kim bilir belki böyle bir akşam,  böyle bir akşam,        Heraklit alnını                yeşil gözlü zeytinliklerde akan                                                        suya eğdi                                                        ve dedi:               «— Her şey değişip akmada,                ... Devamı

Yusuf İle Züleyha | Nazan Bekiroğlu

2013-12-23 13:43:00

Hiç olmadığı kadar karanlık ve hiç olmadığı kadar yağmurlu bir gecede Yûsuf’u hatırlayan Züleyha  çöle ve ırmağa baktı. Buhur yakma saati çoktan geçmişti tapınakların.Züleyha geçmiş zamanlara ve gelecek zamanlara baktı. Dudağının ucunda kendi hikayesine tanıdık acı bir gülümseme vardı.  Duy  dedi Züleyha  duy beni ey gelecek zaman   duy beni yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları.  Bütün o yaşanmış ve yazılmış olan   bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan  hikâyelerin kadın kahramanları.  Kadınlar ve kızlar   dişil ve doğurgan   duygusal ve duyarlı olan.  Eril olmayan yani   fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale  daima.  Gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent en fazla  en fazla bir sandalı koynuna alan deniz.  Durağan  ve çaresiz  ve lekesiz  ve temiz tertemiz.  Adı tarihe geçmiş ve geçecek  dişil ve doğurgan   kadın ve kız olan yani ki  yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan.  Dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş  çağların gerçek sahibi  gerçek yazıcısı tarihin   bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan  en güçlü kumandanları köle  en zelil köleleri hükümdar kılan   tutsakları en derin aydınlıkta hür  hür olanı en koyu karanlıkta tutsak kılan   hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren   hükümlüyü birden hükümsüz eden.  Geçer akçeleri geçmeze ... Devamı

Murathan Mungan - Şairin Romanı

2013-12-23 22:05:00

"Bütün gücünü toplayıp Agabu'nun gözlerinin içine bakmayı denedi. Karşısında duran adam şimdi o denli ırak, o denli yabancıydı ki kendisine, paylaştıkları geçmişten yardıma çağırabileceği hiçbir hatıranın gölgesinde sığınamayacağından emindi."    - Şairin Romanı, Murathan Mungan Devamı

Ayla Kutlu - Kaçış

2013-12-19 10:29:00

İnsanlara sevgiyi öğretmek de bir gülünç düş aslında.  Belki, öfkenin değil sevginin egemen olacağı bir düzenin koşullarını hazırlamaktır sorun; insanlara, savaşmanın değil, barış içinde, birinin ağzındaki lokmayı kapmak yerine, daha çok lokma üretmenin doğru olduğunu öğretecek bir düzen içinde yaşamanın güzelliğini anlatabilmekti asıl mesele. Ayla Kutlu -  Kaçış    Devamı