Barikatlardan Defile Salonlarına Pantolonun Tarihi | Pelin Temur

2013-11-01 12:12:00

  -Erkek gibi giyinmek isteyen her kadın Emniyet Müdürlüğü‘ne gelip izin isteyecektir. -Bu izin, yetkili sağlık görevlilerinden alınan belgeye göre, belediye başkanı ve polis komiserlerince verilecektir. -Bu belgeyi almadığı halde erkek kılığında gezen kadın tutuklanacaktır. Paris Emniyet Müdürü Dubois 7 Kasım 1880 Tarihin eskiliği yüzünüze bir gülümseme yaydıysa hemen toparlayın onu. Sel Yayıncılık‘tan çıkan Pantolonun Politik Tarihi kitabını okurken bana sık sık böyle oldu doğrusu. Ne zaman “İnsanlık neredelerden geçmiş, geçmiş de bugüne gelmiş.” deyip sonra da bugüne baksam o gülümseme yüzümde toparlanıverdi. Kulağımın dibinde biri fısıldayıverdi, değişen bir şey yok, sadece görünümleri, söylenişleri değişti. Mesela… Bazı insanlar hala spor yapan kadını “yersiz bir teşhircilik”le suçlarken, daha liberal olanlar bir piyasa argümanına dönüşen kadın bedeninin kendi “öz”üne ihanet ettiğini vaaz ediyor. İlk grup diyor ki, “Kadının göğüsleri gizlenmelidir, çünkü cinsel bir metadır.” ; ikinci grup diyor ki, “Kadının göğüsleri dolgun olmalıdır, çünkü cinsel bir metadır.” (Olimpiyatlardaki kadın yüzücüler için Yüksel Aytuğ‘un yazdıklarınıanımsayınız.) Erkeğin zevki için yaratılmış kadın bedeni ve hatta ruhu-cinsel bir uyarana dönüşene kadar çiğnenmiş “kadın zayıflığı ve duygusallığı”- o zevkten bağımsız bir varoluşu her zorladığında, ahlak ve/ya estetik denen sözde bağımsız, ve ne hikmetse hep tarih-dışı,alanlardan uzanan eller tutuveriyor kadının saçlarını. Gerçi  bugün bu... Devamı

Çağrılmayan Yakup | Edip Cansever

2013-10-30 13:51:00

Her türlü bir şeyler sizin olsun, ben artık Hep böyle istiyorum, ayıp degil ya Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum Bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde Ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum   I             Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup           Bunu kendine üç kere söyledi           Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar           O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım           Ben, yani Yakup, her türlü çagrılmanın olağan şekli           Daha hiç çağrılmadım           Biri olsun "Yakup!" diye seslenmedi hiç           Yakup!           Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım           Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim           Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım           Sonra bir güzel yıkanayım da.           Ben size demedim mi.             Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum           Sanki böyle niye ben oradan geliyorum    &nb... Devamı

Emre Gökçe | Esaret

2013-10-27 23:20:00

Kalbim ağrıyor, canım yanıyor, gönlüm kırık. Sen nasılsın bilmiyorum ama ben iyi bakamadım kendime... Allah’a emanetim.  Ne sen sor kısacası ne de ben anlatayım uzunca. Bu beter hâli anlatmaya yetecek kadar mecalim yok artık. Ama umut işte, hiç habersiz bir anda geleceksin... Belki bir sabah: İki simit, biraz peynir, çalacaksın çekip gittiğin şu kapıyı. Gülümseyeceksin: ‘‘Sen otur, ben demlerim çayları...’’   Devamı

Aşık Olunabilecek Bir Erkeğin Özellikleri

2013-10-25 15:35:00

“Aşık olunabilecek bir erkeğin özellikleri” 1980 başlarında bir yaz akşamı, Füsun Akatlı, Nimet Tuna ve Tomris Uyar, o dönemin gözde uğrağı Şadırvan’da buluşmuş, denizin tadını çıkarıyorlar. Konu bir ara aşka, sonra aşksızlığa, en sonunda da “aşık olunabilecek bir erkeğin özellikleri”ne geliyor ve bir oyuna dönüşüyor. Nesnel davranmakta kararlı olduklarından masalarına gelen Edip Cansever ve Turgut Uyar’ın da görüşlerini alıyorlar. (Sonraları Ferit Edgü, Mürşit Balabanlılar, Aydın Emeç gibi “güvenilir” erkek dostlara da başvurulacak.) Böyle önemli bir konunun koşul sıralamasında ilk maddeyi fiziksel görünüşün ya da zekanın değil giyimin tutması oldukça tuhaf ama ne yapalım? 1- Adam, (o dönemin gözde terliği) Tokyo giymeyecek. Belki de böylelikle onun evde pijamayla dolaşmaması güvenceye alınıyor. Şort yasak değilmiş. Yatarken çorap giymesinmiş. 2- Ama kes giyip jogginge çıkması, pazar günlerini doğa budalalığıyla geçirmesi -sizi de yürüyüşe zorluyorsa- yasak. 3- Pamuklu, keten, yün gibi doğal elyaf giyecek. Naylon ve parlak kumaşlar kesinlikle yasaktır. (Ferit Edgü’nün önemli katkısı: fanila giymeyebilir. Turgut Uyar’ınki: ama don giysin.) 4- Herkes adamın haftada en az bir kere yıkanmasına razıyken Ferit, her gün yıkanmasında diretiyor. 5- Kesinlikle uykucu biri olmasın ama uykusuzluğundan da yakınmasın. Uykusuz gecelerini paylaşılan bin şölene dönüştürebilsin. 6- Alkolik olabilir de sarhoş olmasın. (Ferit’in katkısı: düşebilir ama çelme takmasın.) 7- Uyuşturucu kullanmasına izin var mı? Mürşit’e göre, “ikinci kişiliği gündeme gelmiyorsa kullanabilir.” Tur... Devamı