ŞEYH BEDRETTİN DESTANI I ŞEYH BEDRETTİN

Şeyh Bedrettin bazı kaynaklara göre 1416’da bazı kaynaklara göre de 1420 yılında Yunanistan’nın Orta Makedonya Bölgesindeki o zamanlarda Osmanlı Devleti için önemli bir yerleşim olan Serez’de idam edilen bir İslam Mutasavvıfıdır.

Türk Solunun Bedrettin’le tanışması Nazım Hikmet’in olağanüstü güzellikteki şiiri “Şeyh Bedrettin Destanı” ile olmuştur.Nazım’ın şiirinin muhteşem yapısının Bedrettin’e yeniden hayat verdiğini söylemek sanırım Bedrettin’e haksızlık sayılmaz.Fakat Nazım şiirinin yapısını, fikri iddia ve örgüsünü Bizanslı tarihçi Dukas’ın Börklüce Mustafa isyanına dayandırdığını biliyoruz.Börklüce Mustafa’ya atfedilen “paylaşımcılık” fikrinin Nazım’ın şiirinde “..yarin yanağından gayri,her yerde ve herşeyde hep beraber, hep birlikte olmak” dizelerini oluşturduğunu söylenegelmiştir.

Şeyh Bedrrettin’in Osmanlı Devletinde “kazasker” olarak görev yaptığını da biliyoruz.Bedrettin’in İslam İlimleri okuduğunu,Kahire’de bulunduğunu da kaynaklar söylüyor.

Bedrettin’nin islam tasavvufuna ilgi duymaya başlaması ve İslamın ortodoks çizgisinden heteredoks çizgiye kayması ve tasavvuf’un bugün bile çok tartışılan kavramları ile Din’i açıklamaya başlaması bugünkü tabirle Osmanlı toplumunun radikalleri ile buluşmasına da yol açmıştır.

Börklüce Mustafa İsyanının Alevi bir kalkışma olması, Börklüce ile Bedrettin’in tanış olması ,Dukas’ın rivayetleri ve nihayetinde de Nazım’ın okuyanın tüylerini diken diken eden şiiri ve belki de çok dramatik bir son olan Serez çarşısında idam edilerek biten hayatı Bedrettin’i oldukça subjektif değerlendirmerin ortasına itmiştir.

Bazı Sol/Alevi yazarların Bedrettin’i nerdeyse “ütopik sosyalizm” kurucusu ilan etmeleri sanırım bugüne kalan tek eseri Varidat’ın bir İslam Fıkıh Kitabı olması gerçeğini bile gölgede bırakmıştır.Kaldı ki Bedrettin hakkkında keskin ve köşeli önermeleri rahatça söyleyebilenlerin Varidat adlı eseri bırakın okumayı, satın almak için nereden bulabileceklerinden bile endişeliyim.

Serez çarşısında “yağmur çiselerken” idam edilen Bedrettin yine Serez’e defnedilmesine rağmen Bedrettin’in mezarı (kemikleri) 1923 de Müdadele ile Türkiye’ye gelenler vasıtasıyla Topkapı Sarayına getirilmiş ve sonrasında 1961 yılında da Bakanlar Kurulu Kararı ile Çemberlitaş-Beyazıt, Divanyolunda bulunan Beyazıt Türbesine tam da Ziya Gökalp’in karşısına tekrar defnedilmiştir.

Marjinal!!!gruplar tarafından ömrü boyunca mücadele ettiği! Osmanlı büyükleri ile aynı yerde yatıyor olması da “eleştiri” konusu yapılmakta olduğunu okuduğumda gülümseyebildim sadece…

Dahası Beyazıt Türbesinin halihazırda Türk Ocağı himayetinde olması en hafif deyimiyle ironidir sanırım bu kesimler için.!

Bedrettin olayı ciddi bir tarih okuması ya da araştırması ile gerçeklerin ortaya çıkarılabileceği bir tarihsel olay olmaktan maalesef çıkmıştır artık…

Bedrettin Sol/Alevi kesimler için “ilk sosyalist” buna tepki olarak ortaya çıkan ve formel sağcı tarihçiler için de sadece sıradan bir Fıkıh ve Tasavvuf alimi olmayı sürdürecektir..

Ama bildiğim bir tek şey var ki, Türkçe yaşadığı sürece Nazım’ın belki tarihsel olaylarla uzaktan yakın bile ilgisi olmayan muhteşem şiirinin Bedrettin’den çok daha fazla yaşayacağıdır.Ve sanırım bizler Bedrettin hakkında ne kadar okursak okuyalım ya da dinleyelim bu şiir sayesinde tanıdığımız Bedrettin’i daha da seveceğiz.

Şiir belki tarihi çarpıtır, belki tarihi deforme eder ama kelimeler iman edilesi bir melodide varlıklarını sürdürürler.

Nazım’ı rahmetle anıyorum.

Türk Solunu da Şeyh Bedrettin’i bu şiirden bağımsız öğrenmeye çalışmasını salık veriyorum.

Şiirin Bedrettin’e ait son kısmını tekrar tekrar okuyorum.

ŞEYH BEDRETTİN DESTANI

Bedreddin gulumsedi.
Aydinlandi ici gozlerinin,
dedi:
- Madem ki bu kerre maglubuz
netsek, neylesek zaid.
Gayri uzatman sozu.
Mademki fetva bize aid
verin ki basak bagrina muhrumuzu…..

…………………
Yagmur ciseliyor,
korkarak
yavas sesle
bir ihanet konusmasi gibi.
Yagmur ciseliyor,
beyaz ve ciplak murted ayaklarinin
islak ve karanlik topragin ustunde kosmasi gibi.
Yagmur ciseliyor.
Serezin esnaf carsisinda,
bir bakirci dukkaninin karsisinda
Bedreddinim bir agaca asili.
Yagmur ciseliyor.
Gecenin gec ve yildizsiz bir saatidir.
Ve yagmurda islanan
yapraksiz bir dalda sallanan seyhimin
cirilciplak etidir.
Yagmur ciseliyor.
Serez carsisi dilsiz,
Serez carsisi kor.
Havada konusmamanin, gormemenin kahrolasi huznu
Ve Serez carsisi kapatmis elleriyle yuzunu.
Yagmur ciseliyor.

 

Alıntı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !