Tanzanya | Natron Gölü

2013-10-09 11:14:00

Tanzanya'nın kuzeyindeki Natron Gölü soda göllerinden biri. İçinde bulunan sodyum klorid ve sodyum sülfat gibi maddeler içeren göl 9-10.5 arasındaki Ph derecesiyle canlılar için ölümcül olabiliyor.Sadece flamingolar, algler ve alcolapia acalica bu gölde yaşayabiliyor. Yansıtma özelliğe sahip göl bu haliyle birçok hayvanın yanılmasına ve gölde ölmesine sebep oluyor. Gölün pH derecesi bu hayvanların vücutlarının katılaşmasına ve bu şekilde kıyıya vurmasına neden oluyor. Nick Brandt bu hayvanların katılaşmış vücutlarını hayvanların doğal davranışlarına göre bulunmaları gereken yerlere taşıyarak fotoğrafladı. Ortaya ürkütücü görüntüler çıktı.

Kaynak:http://www.cnnturk.com/fotogaleri/bilim.teknoloji/bilim/2013/10/03/mumyalastiran.gol/16258.1/index.html#photoGal

Gölde çekilmiş bazı fotoğraflar şöyle:
 
 
 
 

 

Aşağıda konu ile ilgili bir yazıyı da paylaşmak istedim.Oldukça ilginç...

 

"Uzun bir süredir ortada dönen bazı ilginç fotoğraflar, öncelikle yurtdışındaki kaynaklar, sonrasında ise Türkiye'deki çok ciddi medya kuruluşları tarafından (örnek) çarpıtılarak, bu ilginç görüntülerden prim elde etmek isteyenler oldu. Eğer bu çarpık kaynaklara bakacak olursanız, Tanzanya'da bulunan Natron Gölü'nün yüksek alkalin değerinden ötürü dokunan her hayvanın "birdenbire taşlaştığı ve öldüğü" iddia edilmektedir. Bu şekilde, çocuk masallarından fırlamış bir göl izlenimi yaratılmakta ve prim elde edilmeye çalışılmaktadır.

 
Elbette bu bir yalandır.
 
Tanzanya, Afrika'da bulunan Natron Gölü Dünya'nın en ilginç göllerinden biri olabilir; ancak az önce de açıkladığımız gibi oldukça çirkin ve halkı aldatmaya yönelik yalanların ve haberlerin de kaynağı olmuştur. 
 
Natron Gölü'nün pH (asit/baz) değeri 10.5 civarındadır ve bu, çok yüksek bazik (alkalin) ortam demektir. Eğer tür olarak bu tip ortamlarda yaşamaya adaptif değilseniz (ki insan türü adaptif değildir), gözlerinizi ve derinizi yakıp sizi rahatsız edecek kadar yüksek bir alkalin değeridir. Bu pH değeri, suya civardaki tepelerden dolan sodyum karbonat ve benzeri minerallerden ötürü kazanılmaktadır. Özellikle sodyum karbonat, Antik Yunan'da mumyalama için de kullanılan bir kimyasal olarak, göl içerisinde veya civarında ölen hayvanların vücutlarını ilginç şekillerde, öldükleri ve kısmen çürüdükleri halde korumaktadır.
 
Medyada çıkan yalan haberlerin aksine, göle dokunan hayvanlar taşa dönüşmezler veya ölmezler. Aslında tam tersine, Natron Gölü'nün yüksek alkalin değerine sahip suyu içerisinde çok geniş bir ekosistem yaşamaktadır: tuz bataklıkları, tatlı su bölgeleri, flamingolar ve diğer sulak alan kuşları, tilapiler ve devasa flamingo sürülerinin beslendiği alg birikintileri. Şimdi ise, fotoğrafçı Nick Brandt, Tahrip Edilmiş Alanlara Doğru isimli kitabı için, gölün ve civarında ölmüş hayvanların ürkütücü fotoğraflarını yakaladı.
 
Brandt, göl ve çevresindeki sodyum karbonat birikintileri arasında ölmüş ve vücut hatları bu sebeple zamanla keskinleşmiş hayvanları keşfedip fotoğrafladı. Kitabında şöyle yazıyor:
 
"Natron Gölü'nün etrafında yıkanmış, kuşlardan yarasalara kadar birçok tür keşfettim. Kimse ölüm sebeplerini bilmiyor ancak su çok yüksek soda ve tuz içeriğine sahip. Öyle ki, Kodak film kutularımın boyalarını bile saniyeler içerisinde çıkarabiliyordu. Sahilin kıyısında bulduğum bu hayvanları aldım ve onları sanki o halleriyle yaşıyorlarmış gibi, ölmeden önce, normalde duracakları pozisyonlarına koydum, böylece bir nevi hayata döndürdüm. Ölüm içerisinde yeniden canlandırılmış gibi..."
 
Üreme dönemlerinde 2 milyondan fazla küçük flamingo (Phoenicopterus minor) bu sığ gölü ana çiftleşme üssü olarak kullanıyor. Flamingoların yuvaları göl içerisinde geçici olarak ortaya çıkan minik adacıklar üzerine kuruluyor.
 
Natron Gölü, Doğu Afrika'da bulunan iki yüksek alkalin değerine sahip gölden biri, diğeri ise Bahi Gölü. İki göl de terminal göl yapısına sahip, yani herhangi bir nehir veya denizle bağlantıları bulunmuyor. Doğal kaynak suları ve minik nehirlerce besleniyorlar. Göl, sıcak bir bölgede bulunduğundan, suyun sıcaklığı zaman zaman 41 dereceye kadar çıkabiliyor. 
 
Bu ilginç göl ve flamingo popülasyonu şu anda civarda bulunan ve gölü besleyen Ewaso Ngiro Nehri üzerine kurulan hidrotermik santral tarafından tehdit altında. Böylesine izole bir gölün (öyle ki, Avrupalılar tarafından 1954 yılına kadar keşfedilememiştir) ve flamingolarının, ne yazık ki hiçbir koruması bulunmuyor."
 
Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)
 
Teşekkür: Atakan Çakmak (Evrim Ağacı Okuru)
 
Kaynak: Discovery

203
0
0
Yorum Yaz