Yağlıboya Resim | Yağlı Boya Resim Tekniği

2012-06-01 13:50:35
Yağlıboya Resim | Yağlı Boya Resim Tekniği |  görsel 1

Yağlıboya Resim


Yağlı Boya Resim Tekniği



Rönesans’tan günümüze kadar en çok uygulanan ve kabul görmüş resim tekniğidir. Yağlı boya tekniği yapım sırasında kısmen hata kabul eden bir tekniktir. İstenmeyen yerler sonradan düzeltilebilir. Yapılan resimler uzun ömürlüdür. Temizlik ve bakımı kolaydır. Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara “yağlıboya” denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri; üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır. Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için: resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.

Tuval



Yağlıboya resim yapmak için kullanılan yüzeye denir. Resim sathı; karton, tahta veya şasi üzerine bez gererek yapılacak tuvallerden yapılır. Resmin boyutlarına uyan boyut ve kesitlerde ahşap şasi üzerine bez gerilerek yapılacak işlemde ahşapların kesit ve boyutu resim boyutuna göre değişir. Ahşabın kesiti 2 x 4 cm den başlamak üzere resim boyutu büyüdükçe kesit kalınlıkları da bez gerildiğinde esneme yapmaması için kalınlaştırılmalıdır. Şasi üzerine bez gerildiğinde boyanırken bezin yapışmamasını ve iz yapmamasını sağlamak için ahşabın bir yüzü içe eğimli olarak rendelenmelidir. Şasinin çatılması, köşelerinden yapıştırma, çakma ve kamalı olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Yapıştırma ve çakma ile yapılan şasilerde köşeler sabit olur. Kamalı şasilerde bez gerildikten sonra tuvalde olabilecek bollaşmalar kamaların sıkıştırılması ile düzeltilebilir. Çatılmış bir şasiye bez gerilerek çakılmalıdır. Gerilecek bezin az bükümlü iplikten dokunmuş olması halinde, gerildikten sonra tuval bollaşmaz. Bezin kaba veya ince dokulu olması isteğe göre seçilir. Ayrıca bezin sentetik elyaflı olmamasına dikkat edilmelidir. Sentetik elyaflı bezlerin elektrik yükleri nedeniyle fazla toz tutacaklarından ileride resimlerin daha çabuk kirlenmesi gibi sakıncaları olacaktır. Şasi kenarlarından yaklaşık 5’er cm büyük kesilen bez, kenar ortalarından başlamak üzere başlı küçük çivilerle şasiye çakılır. Bezdeki iplik dokusunu şasi kenarlarına paralel olması sağlanmalıdır. Çakma işlemi sırasında ağzı geniş germe pensesi ile bezin gerilmesi iyi olur. Gerilmiş tuvallerde ve bitmiş resimlerde herhangi bir nedenle bollaşma olursa, tuvalin arkasını ıslak bir fırça veya süngerle nemlendirerek, kurumaya bırakmak ve bu işlemi bir kaç kez tekrarlamak bollaşmayı giderebilir.

Bezin emiciliğini giderecek şekilde boyanması gerekir. En basit şekliyle; inceltilmiş plastik boya ile 2 veya üç kat, katlar arası ince zımpara ile zımparalanarak boyanır. Bu durumda tuval sathı düzgün bir hal alır. Ancak emiciliği fazladır. Son kat üzerine zımpara sürerek, terebentin ile inceltilmiş bir kat bezir yağını sürmek sathın emiciliğini azaltır. Bezirin çok ince sürülmesine özen gösterilmelidir. Aksi halde satıhta akma yapar.

Diğer tuval hazırlama şekillerinden birinde ise; (bezir yağı - çinko üstübeci) + (kazein — kaba üstübeç) karışımı, inceltilmiş bezirli doyurulmuş satha 2 kat sürülür. Yukarıda verilmiş olan karışım bez, karton veya tahta üzerine uygulandığında çok iyi sonuç alınır. Az miktarda sentetik vernik katılırsa resim sathı daha az emici olur. Karton ve mukavva en ucuz resim yapılacak malzemedir. Her tür karton kullanılabilir. Yeter ki, yukarıda bahsedilen karışımlarla doyurulup hazırlansın. Karton veya mukavvanın arkası da bezir yağı ile doyurulur. Kartonun kıvrılmamasını sağlamak için sert bir satha yapıştırılmalıdır. Tahta eski ustaların kullandığı, özellikle ikonaların yapıldığı iyi bir resim sathıdır. Ancak çalışan bir malzeme olduğundan sonradan çatlama ve eğilme yapmaması için çok iyi hazırlanmalıdır. Bugün, prese edilmiş tahta levhalar ve özellikle kontrplaklar sanatçılar tarafından tercih edilmektedir.

Yağlıboya resmin yapıldığı zeminle ilgili oluşan gelişmeler ve tuvalin bulunuşu (daha önce ya duvara ya da ahşap üzerine resim yapılıyordu ve bu uygulamalar pek çok sorun oluşturuyordu) yağlıboya dışındaki teknikleri (tempera vs.) geride bırakmış, 17.yy’da da tempera tekniği unutulmuştur. Tuvalin yüzey dokusu, boya vuruşlarını özümsemesi, büyük boyutlu ve geniş yüzey çalışmalarına rahatlık getirmesi, boyutlarına mukayeseyle çok hafif olması, taşınabilirliği bu özelliklerine birde muhafaza edilebilir olmasını da ekleyince önemi daha da artmıştır. Ressamların atölye veya bir mekâna bağlanması zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Dönemlerin genel özellikleri olduğu gibi sanatçıların da çeşitli tercihleri söz konusudur. Örneğin; 19 yy.’a kadar sanatçıların çalışmalarını, daha önce tuval yüzeyine atmış oldukları koyu renk (genellikle kahverengi ve tonları) üzerine daha açık renkler girerek yapmaları gibi… Gelenekselleşmiş bu alışkanlık ancak empresyonizmin getirdiği yeni renk anlayışı ve resim sanatındaki köklü yeniliklerine kadar devam etmiştir. Beyaz tuval zemini üzerine çalışmayı bu dönemden sonra görmeye başlarız.

Boya



Resim Küçültüldü. Resmin Orjinalini Görmek İçin Tıklayınız. Orjinal Dosya 800x520 pikseldir



Yağlıboyalar, terebentin ile inceltilen, kapatıcı boyalardır. Farklı yağlarla karıştırılarak akışkanlıkları değiştirilebilir. Geç kuruma özelliğine sahiptir. Uzun süreli çalışmalar için uygundurlar. Yağlıboya; çok eski çağlardan beri bilinen bir boya türüdür. Ancak ilk kullanıldığı alan resimle pek bağlantılı olmamıştır. Gemilerin suyla temas eden alt kısmını boyamada kullanılıyordu. Resimde yağlıboyanın kullanılması çok geç dönemlerde gerçekleşmiştir. İlk çalışmalar toprak boya ile duvarlara işleniyordu Burada da farklı teknikler uygulanmaktaydı. Yaş ve kuru sıva üzerine tatbik etmek gibi… Boyanın duvara yapışmasını ve renk tonlamalarını sağlamak için uzunca bir dönem yumurta kullanılmıştır… (Genellikle yumurtanın sarısı kullanılmaktaydı) Yumurta karıştırılmış boya freskoya oranla daha ayrıntılı ve net sonuç vermekteydi. Geniş ton dağılımı sunabiliyordu. Ancak bu olumlu yönleri bazı aksayan yönlerini (renklerde matlaşma gibi) dengeleyemediğinden yağlıboya ile desteklenmeye başlanmış, bir süre sonra da yumurta boya kullanımı bırakılmıştır.

Ortaçağ ressamları resimlerini genellikle “tempera tekniği” ile yapıyorlardı. Bildiğimiz anlamda yağlıboya tekniği uygulamalarının ilk örnekleri 15.yy rastlar. Daha önceki dönemde yağlıboya ile ilgili bir takım geliştirilmiş teknikler ve üretilmiş bilgiler mevcuttu. Ancak Vasarı’nın ifadesiyle Avrupa resminde yağlıboyayı ilk kullanılır hale getiren kişiler Van Eyck kardeşler olmuştur. Eyck kardeşler renkli tozları sikatifle ezerek elde ettiği boyayı ince bir teknikle kullanıp birçok başarılı uygulamalar yapmıştır.

Yağlıboya resim için kaliteli boya olması çok önemlidir. Boyama karışımı resmin kalitesini ve kalıcılığını etkiler, yağlıboya resimde boya ne kadar kalın sürülürse sürülsün kururken kabuk yapmamalı, buruşmamalıdır. Yağlıboyanın ışığa dayanaklılığı da önemlidir. Kullanılan toz boyaların iyi olması halinde boyalar solmaz. Piyasada satılan tüp yağlı boyalar üzerinde ışığa dayanıklılıklarını belirten işaretler konulmaktadır. Günümüzde boya fabrikaları, titiz çalışmalarıyla oldukça iyi resim boyaları yapmaktadırlar. Bu nedenle sanatçının boyasını kendisinin hazırlaması gibi bir sıkıntısı yoktur. Ucuz boyalarla da çok iyi resimler yapılabilir. Piyasadan boya alırken boyaların markalarından çok, boyanın içinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Aynı türde boyaları birlikte kullanmak yapılacak resmin kalıcılığını uzatır. Beyaz boyalardan “kurşun beyazı” örtücü bir boyadır ancak, diğer boyalarla karıştırıldığında ve havayla temasında kararma yapar. Bu nedenle “çinko beyazı” kullanılmalıdır. Çinko beyazı, kurşun beyazı kadar kapatıcı olmamasına karşın, kararma yapmadığı için tercih edilen beyaz boyadır. Çevremizde gördüğümüz tüm renklerin (sarı, kırmızı ve mavi) üç ana rengin karışımlarından elde edilebileceğini düşünerek, boyaların satın alınması faydalı olur. Üç ana renkle ve bunların ara renkleri ile (turuncu, yeşil, mor) işe başlayarak paletteki renk çeşidini tecrübe arttıkça artırmak doğru olur.

Yeni malzemeler yeni imkânları da gündeme getirmiştir. 19. yy’da boyada sağlanan gelişmeler, bilhassa tüp boyanın ortaya çıkışı, çalışma şartlarını daha da kolaylaştırarak bir devrim yapmıştır. Hızlı kuruyabilen ve kolay taşınabilen yeni boya imkânı, ressamları atölye dışına çıkmaları konusunda da cesaretlendirmiştir.

İncelticiler ve vernikler

Boyayla birlikte kullanılacak incelticiler de boyalar kadar önemlidir. Kullanılacak incelticinin cinsi boyanın mat veya parlak olmasını etkileyeceği gibi çatlama veya dökülmelere de neden olabilirler. En iyi incelticiler sırasıyla keten yağı, haşhaş yağı, ceviz yağı, bezir yağıdır. Terebentin kullanıldığında boyayı matlaştırır. Bu nedenle, çok az miktarda inceltici olarak kullanılabilir. Yağlıboya resim bittikten sonra tam kuruma yaptığında sathının dış etkilerden korunması için vernik kullanılır. İsteğe göre mat veya parlak olan vernik türü sentetik olmalıdır. Resim sathına yumuşak bir fırça veya püskürtme usulüyle sürülür. Vernik sürülme işleminde akma yapmaması için çok ince ve homojen olarak sürülmelidir.

Palet



Yağlıboyada kullanılacak boyaların tüpten sıkılarak üzerine konduğu ve karıştırıldığı; yaklaşık 30 x 40 cm. ölçülerinde plaka genellikle kontrplaktan yapılır. Palette sathın emici olmamasına ve elde tutularak kullanılıyorsa hafif olmasına dikkat edilmelidir.

Fırça
Yağlıboya resim yaparken, kullanılacak fırça çeşidi, yapılan resmin büyüklük ve çalışma türüne göre değişir. Küçük ayrımlar gösteren bir resimde ince fırçalar, büyük lekeler ve çizgiler yapılan resimde geniş fırçalar kullanılır. Fırçalar, büyüklükleri ve türlerine göre kıllarının cinsi sert ve yumuşak olmak üzere çeşitlidir. Yağlıboya resim yapımında fırça dışında gereçler de kullanılmaktadır. Bunlar da yapılacak resim türünün isteğine göre çeşitli gereçlerdir. Boya ıspatulaları, tamponlar (sünger v.b.), değişik boya püskürtücüleri ve akla gelebilecek diğer boyama türleri gibi. Günümüzde devamlı bir araştırma içinde olan sanatçı her tür boyama işlemini yapıtlarında uygulamaktadır.

Resim sehpası (şövale)
Sanatçılar iki tür resim sehpası kullanırlar. Biri atölye içinde kullanılan büyük ve ağır sehpalar, diğeri hafif ve taşınabilir olan atölye dışında kullanılan sehpalardır.

Kaynak
Lütfi Bayrak 
Niğde AGSL Resim Öğretmeni

1656
0
0
Yorum Yaz